Ladybird..

Son dönemin konuşulmalara doyulamayan bir filmi ile daha karşınızdayım :) Hoş ben de ilk afişini gördüğümden beri, adının da orijinalliği eklenince (evet ben de filmi afişine, adına ve tabi fragramına göre de değerlendirebilengillerden olabiliyorum :) ) o zamandan beri izlemeyi çok istiyordum. Ancak ne zaman ki hafiften ödül sezonu açıldı, herkesin ağzında Ladybird ismi paso telaffuz edilmeye başlandı, ‘ahan da dedim beklentiyi yukarıya iteklemeye başladılar’. Sonuç olarak ben de o itekle izlemiş bulundum. Eee peki ne oldu derseniz? Üzgünüm ama

  • ‘evet güzel filmdi, 
  • böyle ebeveynlere bol laf sokmalıydı (esas lafı gediğine oturtandan daha bahsetmiyorum! Bilin bakalım o hangi film olacak?), 
  • evet kız dehşet güzel oynamıştı, 
  • evet onun ve diğer herkesin tipi de karakterlere cuk oturmuştu, 
  • evet çok gerçekçiydi, ve bu bağlamda koskoca bir yıllık periyodu süzüle süzüle hiç hissettirmeden dehşet bir kurgu ile aktarmıştı, 
  • evet tüm karakterlerin duyguları çok süper bize geçirilmişti’ 

ancak, (en azından benim için) olay sadece bu kadardı!
Kısacası benim için, kaliteli, güzel bir festival filmi oldu. Vaktin yabana falan gitmedi, düşündürttü de, denyoların dünyanın her tarafında olduğunu bir kez daha gösterdi, ebeveyn olmanın ne kadar zor bir iş olduğu bi daha örnekledi ancak o kadar. Ee bunlar az mı dersen, tabii ki değil. Yeter de artar bile. Ama işte insanoğlu beklentiye girmeye görsün, o beklentiye sokanlar utansın anacım. Böyle çok ama çok bişi olsun, beklemediğimiz gibi çıksın, doyursun, yazmalara doyamayacak kadar sevelim istiyorum. Çok mu? Bu olmadı! Sıradaki gelsin ;)

Popular Posts